
Kültür fışkıran yarışmamız Var mısın Yok musun sonunda Christina Aguilera’yı çıkardı da rahatladık. Zira çok sevmeme rağmen kadını, gına gelmişti reklamlarından. Eskiden beri çok severim bu kadının sesini. Kıskanmaca, darılmaca, itiraz etmece, kapris yapmaca falan yok kadın çok güzel kızlar. Sesi güzel, kendi güzel, fiziği güzel azcık boydan kısa o kadar :). Gerçi bana kalırsa iyi bir şey geç yaşlanır, kazulet gibi kadınlardan hoşlanmam zaten. Bide ben siyah saçlı daha çok beğeniyorum ama olsun sarışın çıktı. Hiç çıkarmadığını düşündüğüm kırmızı ruj ve ojesini çıkarmış ya yeter. +30 lu yaş tarzıyla gelmemiş en azından. Mavi ojesi ve ayakkabısını çok beğendim, çok yakışmış. Keşke şu çenesindeki piercingi de taksaydı da dudağının altındaki delik görünmeseydi, makyajla bile kapanmamış (insanın çenesinde delik iğrenç bir şey ya). –çok dikkatliyimdir dudak ve çevresi konusunda-
4 oktav sesi varmış, ben oktavdan falan anlamam süper bir sesi var. Sayesinde hem gözümüz hem kulağımız paklandı. Ses derken aklıma geldi, programın birine, bir gün bir şarkıcı kızımız katıldı, hadi isim vermeyim. Bir hayranı şarkı istedi, kızda canlı söylemek zorunda kaldı. Aman tanrım gülmekten öldük izlerken. Çünkü o an kızdan çıkan ses ile banttan dinlediğimiz sesin uzaktan yakından ilgisi yok
. Ben söylesem daha iyi söylerim valla. Çok komikti. Zaten bizim birbirinden yetenekli şarkıcılarımızın sesini canlı duymak pek mümkün olmuyo –iyi ki de olmuyo- Bu ses kirliliğinden sonra Christina “Beatiful” şarkısını canlı söylerken harikaydı. Çocuklar konusundaki duyarlılığı da harikaydı.
Yarışmaya, kutulara ve sanal reklamlara katlanmakta zorluk çeksem de Christina Aguilera çok güzeldi.